SON DAKİKA

‘Gubari’ sanatında ustalaştı, şimdi kitabını yazıyor

‘Gubari’ sanatında ustalaştı, şimdi kitabını yazıyor
212
05 Mayıs 2019 - 16:35

Kaynak bulamadığı ‘Gubari’ sanatında ustalaştı, şimdi kitabını yazıyor

ANKARA’da, incir çekirdeği ve pirinç taneleri üzerine ‘gubari sanatı’ ile ayetler işleyen ve bir kaynaktan yararlanmadan kendisini geliştiren Ömer Faruk Tekin (25), sanatın yaşaması ve gelecek kuşaklara aktarılması için kitap çalışmasına başladı. Tekin, “İstiyoruz ki bizden sonra gelecek nesiller bu zorluğu çekmesinler, bir yazılı kaynak, bir eser bırakalım bu alanda. Kapsamlı bir kitap çalışmam var. Bu sanatın detaylarını, usullerini bir metoda çevirerek kitap haline getireceğim” dedi.

Ömer Faruk Tekin, yıllar önce ‘gubari sanatı’ ile yapılan eserleri görmesiyle ilgi duymaya başladığı sanata, 4 yıl önce Keçiören’deki atölyesinde başladı. Başlangıçta kaynak bulamayan ve kendi araştırmalarıyla sanatını geliştiren Tekin, 4 yıldır tilki bıyığı, arı iğnesi ve örümcek bacağındaki tüyden yaptığı fırçalar ile incir çekirdeği ve pirinç taneleri üzerine ayetler işliyor. Tekin, “Tarihe baktığımız zaman bu sanatın 3 büyük üstadı var. Abdurrahman Gubari, Seyit Kasım Gubari ve Mehmet Kasım Sivasi efendiler, bu sanatın duayenleri. Onlar bu sanatın gelişiminde, bu zamana aktarılmasında büyük rol oynamışlar” dedi.

‘İNCİR ÇEKİRDEĞİNE LA İLAHE İLLALLAH SIĞDIRDIM’

Tekin, incir çekirdeği üzerine çalışmalarını yoğunlaştırdığını söyleyerek “Bu sanata ilgim bu tür eserleri görmemle birlikte merak olarak başladı. 4 senedir bu sanatta kendimi ustalaştırdım. Bugüne kadar pirinç tanesi üzerine belli ayetleri sığdırdım. 21 harfe kadar bir pirinç tanesine sığdırmayı başardım. En son incir çekirdeği üzerine çalışmalarımı yoğunlaştırdım. Bir incir çekirdeği üzerine ‘La ilahe illallah’ sığdırdım. Özellikle bu sanatta da ‘talik’ yazı stilini kullanıyorum. İncir çekirdeği üzerine ‘lafza-ı celal’ olarak adlandırdığımız Allah’ü teâlânın ismini işledik” ifadelerini kullandı.

‘ANA MALZEMELER TİLKİ BIYIĞI, ARI İĞNESİ, ÖRÜMCEK TÜYÜ’

Tekin, fırçaları yapmak için, tilki bıyığı, arı iğnesi ve örümceğin bacağındaki tüyün kullanıldığını söyleyerek, “Geçmişte normal hat sanatlarına baktığımız zaman bir kamışla bir kağıtla icra edilmiyor, Gubari sanatı. Burada her objeyi her malzemeleyi kendiniz üretiyorsunuz. Bir tilkinin bıyığı, bir örümceğin bacağındaki kıl, arının dikeni kullanılıyor. Özel yaptığımız fırçalarla çalışıyoruz. Şu an günümüzde detaylı bir proje çalışması, mesela ‘bir pirinç tanesine Fatiha suresini sığdıracağım’ diyorsanız, mikroskop olmazsa olmaz. Malzemenin yanı sıra bu sanatta en önemli şeylerden biri fizyolojik özellikler. El titremesi, nefes kontrolü önemli. Bunlarda sıkıntı yaşıyorsanız bu sanatı icra etmede ciddi anlamda zorluk yaşayabilirsiniz. Bu malzemeleri genellikle doğadan temin ediyoruz. Tilki bıyığı arıyordum, bir arkadaşımla gezerken antika dükkanında içi dondurulmuş tilki gördüm. İçeri girdim ve bıyığından bir tel istedim. İstediğimde insanlar şaşırıyorlar; ancak yaptığım sanatı anlattığımda merak ediyorlar, ilgilerini çekiyor” dedi.

‘ARI’NIN İĞNESİNİ OPERASYONLA ÇIKARIYORUM’

Tekin, bu sanatta aynı zamanda bir cerrah gibi çalıştıklarını anlatarak, “Bir arının iğnesini sağlam bir şekilde çıkarabilmek için onu mikroskop altında 1,5 saat ameliyat ediyoruz. Yani benim arının iğnesini çıkarıp fırça haline getirmem 2 saat sürüyor. İncir çekirdeğini işleme hazırlama sürecinde de inciri keserek içinden teker teker çekirdeklerini çıkartıp onu suda belli bir aşamaya gelene kadar yıkıyoruz, üzerindeki yapışkanlığın gitmesi için. Sonrasında çekirdekleri kurumaya bırakıyoruz. Kuruduktan sonra tahriş olmaması için vernikliyoruz ve yazıya hazır hale getiriyoruz” şeklinde konuştu.

‘SANATIN YAŞATILMASI İÇİN HİÇBİR KAYNAK YOK’

Sanatın yaşatılması için usulleri ve detayları metodlaştırarak kitap haline getirmeyi hedefleyen Tekin şöyle konuştu:

“Bu sanat hiçbir yazılı kaynakta yok. Bir yazılı kaynaktan yararlanarak biz bu sanata başlamadık. Kendi çabamızla ulaşabildiğimiz kaynaklarla, araştırmalarla bu sanatı bu aşamaya getirebildik. İstiyoruz ki bizden sonra gelecek nesiller bu zorluğu çekmesinler, bir yazılı kaynak bir eser bırakalım bu alanda. Bununla alakalı da kapsamlı bir kitap çalışmam var. Bu sanatın detaylarını usullerini bir metoda çevirerek kitap haline getireceğim. Çoğu sergileri, atölyemizi gördüklerinde insanlar hayret ediyor. Hat sanatını, farklı İslam sanatlarını farklı yerlerde görebiliyorlar; ama bu sanatı Türkiye’de icra eden 2 kişi olduğumuz için insanlar bir incir çekirdeğinin üzerinde Lafza-i Celal’i, farklı bir ayeti gördüğü zaman şaşırıyor. Yurt dışından gelen turistlerin de ilgisini çekiyor. Benim buradan yetkililere de bir ricam var; bu sanat Kültür Bakanlığı aracılığı ile kayıt altına alınsın. Gelecek nesillere bu sanatın aktarılması için bir kurs açılsın, çalışmalar yapılsın istiyorum.”

ankara ticaret haber coğrafi işaretler
SON DAKİKA HABERLERİ

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.